Site Hakkında

Maalesef bir kendini bilmez,önceki sitemi hacklemiş ve koskoca bir emeği yok etmiştir.Oluyor böyle olaylar;çünkü bu dünyada yaşayan üstün varlık insan ,yanlışları meziyet zannedebiliyor.Ben HAKKIMI HELAL ETMİYORUM.Gerisini kendi bilir.Bu arada Efendimiz Hz.Muhammed’den (S.A.V) bir hatırlatmayı Hasan Karakaya ile (Vakit) yapalım.

İnsanımıza “doğru”ları söylemek, onları “dürüst ve ahlâklı” olmaya davet etmektir!..

Eğer “yanlış” yapan, “çirkinlik” yapan insan, “bizim içimizden biri” ise, onu da asla “savunmaz”, ona asla sahip çıkmayız!..

Bu konuda “ölçü”müz gayet açık… Ölçümüzü, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) koymuş…

Bilirsiniz… Bir “hırsızlık” olayında, “güçlü” ve “itibarı yüksek” bir kabileye mensup “bir kadının kolunun kesilmesine” karar verilince, “kadını kurtarmak” isteyen güçlü, itibarlı ve nüfuzlu kabile mensupları, Peygamber Efendimiz (sav)’e gelirler…

Gelenlere, Peygamber Efendimiz (sav)’in verdiği cevap, tarihî niteliktedir:

“Nefsi kudret elinde olan Allah (c.c.)’a yemin ederim ki; hırsızlık yapan, kızım Fatıma da olsa, yine elini keserim!”

Ölçümüz budur!..

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in, “kızı Fatıma’yı bile gözden çıkarabilecek” derecede “net ve açık bir ölçü” varken; “O’nun yolunda” olan bizlerin yeni bir ölçü koyması, elbette mümkün değildir!..

Bizler de;

“İçimizden biri” dahi olsa; eğer “hırsızlık” yapmış, eğer “sarkıntılık” işlemiş, kısacası eğer “yanlış, yamuk ve iğrenç bir iş” yapmışsa; onu ne savunuruz, ne de ona sahip çıkarız!.